Anasayfa İşçi Hareketi
İşçi Hareketi
Şeker- Tekel- Dereler, Kâr Değil Toplumsal Yarar - Ecehan Balta PDF Yazdır e-Posta

Toplumsal zenginliğimiz parça parça satılıyor. Tekelimiz, şekerimiz, çayımız, ormanlarımız, elektriğimiz, suyumuz, ulaşım araçlarımız, derelerimiz… Birlikte ürettiğimiz ne varsa parça parça şirketlere peşkeş çekiliyor. Sonra da utanmadan, bu milletin parasını kimseye yedirmem diyorlar. Tekel’i BAT’a niye yediriyorsun o zaman? O zaman şekeri Cargill’e niye yediriyorsun? GDO’lu şekeri halkına niye yedireceksin? Derelerimizi kimlere verdin? Ormanları kimlere satıyorsun? İşte diyoruz; evet, bu halkın parası, ortak değeri, toplumsal zenginliği; yani benim... Ben, onu sermayeye yedirmeyeceğim, yedirmene de izin vermeyeceğim.

Devamını oku...
 
TEKEL, 4-C, 4-B, Hukuki Mücadele mi? Sınıf Savaşı mı? - Kemal Ulusoy PDF Yazdır e-Posta

Bu yazının yazıldığı  dakikalarda TEKEL işçilerinin Ankara sokaklarında geçirdiği 44. gün bitmek üzere. Hükümete tanınan süre dolmuş durumda. İşçi ve memur konfederasyonları ise 28 Ocak’ta başbakan ile yapılacak olan görüşmede sonuç alınamazsa 3 Şubat gününü iş bırakmak için belirlemiş bulunuyor.

Türk-İş’e bağlı  Tek-Gıda-İş Sendikası üyesi TEKEL işçilerine işyerlerinin kapısına kilit vurulması gerektiği söyleniyor. Hükümet TEKEL’i tütün ve alkol piyasasını özelleştirdiği gibi özelleştirme yoluna gitmeden kapısına kilit vurarak devre dışı bırakma kararı vereli aslında çok uzun zaman oluyor. Ve fakat tüm mücadele dinamikleri sendikal bürokrasinin ayaklarının altında kalıp atıllaştırılan işçi sınıfı, geldiği son noktada bıçak boğazına dayanırken direnç gösterip, sınıfsal dinamiklerinin farkına varıyor. Aslında TEKEL’de gelinen noktanın baş mimarı önceki uygulamalara ses çıkarmadan “acemiliğimize geldi” diyen sendika yönetimidir. Yoksa sendika direnişi örgütlemiş değildir; aksine işçiler sendikayı direnme noktasında örgütlemiş ve geçirilmek istendikleri 4-C statüsüne karşı mücadeleyi önlerine koymuşlardır.

Devamını oku...
 
Tekel direnişi: Sendikal bürokrasi ve mücadeleyi genelleştirmek - Ecehan Balta PDF Yazdır e-Posta

Türk-İş Tek Gıda İş üyesi Tekel işçileri, bir aydan fazladır yakındır Ankara’da Türk-İş’in önünde, Tekel’in özelleştirilmesinden ve işyerlerinin kapanmasından sonra kadrolarının başka işyerlerine kaydırılması talebiyle ve adına 4/C denen güvencesiz çalışma koşullarından korunmak için eylemde. (4/C’ye tabi olanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesine göre bir yıldan az süreli ya da mevsimlik çalışan ve “işçi sayılmayan” kimselerdir.)

Bu eylemin son yıllarda yaşanan “bildiğimiz” eylemlerden farkı ve onu değerli kılan unsur, yukarıdan aşağıya bir çağrı ile değil, aşağıdan yukarıya örgütlenmiş olması.

Devamını oku...
 
17 Ocak Eylemi ve Tekel Direnişi - Önder Eren Akgül PDF Yazdır e-Posta

17 Ocak Pazar günü Ankara Sıhhiye Meydanı’nda gerçekleştirilen kelimenin tam karşılığı ile büyük işçi mitingi, sadece Tekel işçileri için değil, aynı zamanda bütün sınıf hareketi açısından da umut verici bir hadiseydi.
34 gündür Tekel işçileri sadece özlük hakları için değil, aynı zamanda bu mücadeleyi yürütmek için Türk-İş bürokrasisine karşı da mücadele verdi. Daha doğrusu, hakları için mücadeleyle sendika bürokrasisini aşmak için verilen mücadeleyi iç içe gördü. İşçiler direnişin bizzat içerisinde, bir yandan devlet bir yandan da sendika bürokrasisiyle karşı karşıya geldikçe başladıkları noktanın çok daha ilerisinde bir noktaya geldiler. 17 Ocak eylemi de bu mücadelenin bir anlamda bir ileri aşamasının başlangıcı olarak görülebilir. Referandumla eyleme devam kararı alan işçiler, aşağıdan yaptıkları baskıyla direnişin başından beri çeşitli uzlaşmacı yöntemlerle mücadeleyi başka bir hatta yönlendirmeye çalışan Türk-İş yönetimini bu tarz büyük bir eyleme zorladılar. Üç günlük oturma eyleminin üçüncü gününde gerçekleştirilen eylem, Ankara dışından gelen yaklaşık 25 bin emekçinin de katılımıyla işçilerin bir meydan gösterisine dönüştü.

Devamını oku...
 
Sendikalar ve Bürokrasi - Ecehan Balta PDF Yazdır e-Posta

Bu yazı,  Türkiye’deki sendikal hareketin radikalleşmeden bir bütün olarak son derece uzak olduğu bir iklimde yazılıyor. Elbette sendikal hareketin radikalizasyon sorunu sadece başlıkta belirtilmiş olan konuya özgü değil. Bu sorunun sosyalist hareketin ve işçi hareketinin konumlanışı ile yakın bir ilgisi var. Fakat bu ilişkinin dışsal-olumsal değil, tam tersine içsel-zorunlu1 olduğunu en baştan ifade etmek gerekiyor. Bu nedenle, kimilerince öznel faktör sayılabilecek olan sendikal bürokrasi sorunu aynı zamanda sosyalist ve işçi hareketi için temel bir engel haline de dönüşebiliyor. 

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

YENİYOL Son Sayı

8 Mart

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG

Yazın Yayıncılık'dan


Marx'ın Kapitali - Ernest Mandel

Ernest Mandel'in, Kapital ciltlerine yaptığı katkılardan ve önsözlerden oluşan bu kitap ekonomi politiğe çok yararlı bir giriş niteliğinde. Bir yandan Marks'ın görüşlerini açarken, öbür yandan da onları deyim yerindeyse güncelliyor, Mandel.


1968 - Son ve Devam
Daniel Bensaid - Alain Krivine
Bensaid ve Krivine kırkıncı yılında 68'i değerlendiriyorlar. Efsanelerden ve masallardan uzak 68'in gerçekleri ve bugünden o günün fırtınalı ortamına bir bakış.