SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Sosyalist Demokrasi için YENİYOL

Dördüncü Enternasyonal: Biz Kimiz?

e-Posta Yazdır PDF

Dördüncü Enternasyonal her türlü sömürü, yabancılaşma ve tahakkümden uzak; demokratik, sosyalist ve özyönetimci bir toplum için mücadele eden uluslararası devrimci bir akımdır. Özyönetimci sosyalist bir toplum her türlü özel mülkiyetin kaldırılmasını, burjuva devlet kurumlarıyla kopuşu ve milliyet, toplumsal cinsiyet, etnik kimlik ya da cinsel yönelime dayalı her türlü baskı ve tahakkümün ortadan kaldırılmasını gerektirir. Amacımız kapitalizm, emperyalizm ve her türlü tahakkümle mücadele etmek için işçilerin, sömürülen ve ezilen kesimlerin siyasal bilinçlerinin geliştirilmesine ve etkin örgütlenmelerinin yaratılmasına katkıda bulunmaktır.
Küresel kapitalizm insanlığı, uygarlığın gerçek bir krizine doğru sürüklemektedir. Bugün kapitalizmin yıkıcı sonuçları, toplumsal ve ekolojik düzeyde her zaman olduğundan daha belirgindir. Küresel kapitalizm insanların en temel ihtiyaçlarını ve insanlığın büyük bir çoğunluğunun asgari refahını sağlamamakta ve her türlü eşitlik ve adalet talebini bastırmaktadır. Kapitalist küreselleşme ülkeler arasında, tek tek ülkeler içinde ve kadınlar ile erkekler arasındaki toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmeye ve zenginliğin artan bir şekilde küçük bir azınlığın elinde toplanmasına dayalıdır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Kasım 2009 20:07 Devamını oku...
 

Fransa’da Sendikal Önderlik: Bir Kere Daha Aynı Senaryo - Sandra Demarcq

e-Posta Yazdır PDF

Emeklilik reformuna karşı çıkan yeni hareketin en önemli özelliği, hala devam etmekte olan sendikal birliktir. Sendikal önderliğin söz konusu birliği geniş işçi kesimlerinin yanı sıra, genel olarak toplum tarafından da hareketin en kıymetli yanı, esas dayanak noktası olarak algılanmaktadır. Grev ve gösteri takvimi geçmiş yıllarda olduğu gibi belirli bir bakış açısının söz konusu olmadığı ‘periyodik olarak düzenlenen ayinvari gösteriler’ olarak değil aksine şu güne kadar farklı sektörlerdeki hareketlenmenin birer mekanizması olarak görülmüştür. Bu nedenle de sendikal önderlik birçok insan için hükümete ve Sarkozy’e karşı bir muhalefet gibi görünmektedir.

Devamını oku...
 

Marksizme Giriş - Ernest Mandel

e-Posta Yazdır PDF

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Fransa'da İç Savaş - Karl Marx

e-Posta Yazdır PDF

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

 

Üniversitenin Krizi ve Öğrenci Hareketi - Mutlucan Şahan

e-Posta Yazdır PDF

Dünyanın farklı bölgelerinde öğrencilerin, gençlerin yükselttiği ortak bir haykırış bugünlerde efkâr-ı umumiyenin ses duvarını aşarak haber bültenlerinde, gazete sayfalarında yer buluyor. Herkesin kendi meşrebince gündemine taşıdığı bu konuyu biz de belli başlı örneklerden yola çıkarak mütevazı bir dosya kapsamında ele almaya çalıştık.
Eğitim sistemine yönelik neoliberal reformlara karşı Bangladeş’ten, Almanya’ya, Zimbabwe’den Kanada’ya, Mısır’dan İsrail’e uzanan gösterilerin kitleselliğinin, sıklığının ve radikalliğinin arttığını gözlemek çok da zor değil. Yapısı itibariyle hızla parlayıp geri çekilmeye eğilimli olan öğrenci hareketleri, son beş yıldır ve özellikle krizle birlikte bazı ülkelerde süreklilik değilse bile bir tür sürdürülebilirlik kazanmış durumda. Altı aydan beri aralıksız yürütülen mücadeleyle hükümetin masaya oturmak zorunda kaldığı Şili, yasa tasarılarının geri çektirildiği Fransa ve Yunanistan bunun başlıca örnekleri. Arap devrimleri ve halen sürmekte olan Wall Street işgalinde öğrencilerin oynadığı etkin rolü bu tabloya eklediğimizde siyasal formasyonunu mücadele içinde kazanmakta olan yeni bir militan kuşaktan bahsetmek pek de naiflik sayılmaz.

Son Güncelleme: Cumartesi, 21 Ocak 2012 19:23 Devamını oku...
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Söyleşi: "Kıbrıs'ı Nasıl Bilirdiniz?"

Sevgi Göyçe'yi Kaybettik

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Mayıs 2012
P P S Ç P C C
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2

Kitap: "21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası" - Foti Benlisoy

 

Kitap: " Fransa ve Yunanistan'dan, Arap Devrimi, 'The Occupy' Hareketleri ve Kürt İsyanına 21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası" - Foti Benlisoy

Muhammed Buazizi’nin kendini ateşe vermesiyle Tunus’ta başlayan Arap devrimci süreci, ‘devrim’ kelimesini ‘bölgede’ ve dünyada gündelik kullanıma sokmuştu. Sonra, başta İspanya ve Yunanistan bir dizi Avrupa ülkesindeki kitle eylemleri, ‘öfkeliler’ (indignados) hareketi geldi, daha sonra da özellikle ABD’de ‘işgal et’ (occupy) hareketleri. Bu kez bir İspanyol devriminden, Avrupa ya da Amerikan devriminden bahsedilir oldu.

Şili’deki devasa öğrenci muhalefetine ‘penguen devrimi’ dendi. Türkiye’deyse Kürt isyanı, ya da ‘Kürt Baharı’ tabirleri giderek popülerleşti. Elbette çoğu abartılı tanımlama ve yorumlardı bunlar. Ancak devrimin kendisinin değilse bile lafzının, bir devrimin mümkün ve istenir olduğu fikrinin yaygınlaşması, yeni yüzyılın belki de en önemli, en şaşırtıcı sürpriziydi. Benlisoy'un kitabı devrimin ansızın ve ‘vakitsizce’ yeniden siyasal tahayyül dünyamıza dahil oluşuna dair sorular soruyor ve bu sorulara uçarı olmayan, teori ve gerçekle aynı anda bağını koruyan cevaplar veriyor…

 

 

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

SİTE İÇİ ARAMA