Dördüncü Enternasyonal her türlü sömürü, yabancılaşma ve tahakkümden uzak; demokratik, sosyalist ve özyönetimci bir toplum için mücadele eden uluslararası devrimci bir akımdır. Özyönetimci sosyalist bir toplum her türlü özel mülkiyetin kaldırılmasını, burjuva devlet kurumlarıyla kopuşu ve milliyet, toplumsal cinsiyet, etnik kimlik ya da cinsel yönelime dayalı her türlü baskı ve tahakkümün ortadan kaldırılmasını gerektirir. Amacımız kapitalizm, emperyalizm ve her türlü tahakkümle mücadele etmek için işçilerin, sömürülen ve ezilen kesimlerin siyasal bilinçlerinin geliştirilmesine ve etkin örgütlenmelerinin yaratılmasına katkıda bulunmaktır.
Küresel kapitalizm insanlığı, uygarlığın gerçek bir krizine doğru sürüklemektedir. Bugün kapitalizmin yıkıcı sonuçları, toplumsal ve ekolojik düzeyde her zaman olduğundan daha belirgindir. Küresel kapitalizm insanların en temel ihtiyaçlarını ve insanlığın büyük bir çoğunluğunun asgari refahını sağlamamakta ve her türlü eşitlik ve adalet talebini bastırmaktadır. Kapitalist küreselleşme ülkeler arasında, tek tek ülkeler içinde ve kadınlar ile erkekler arasındaki toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmeye ve zenginliğin artan bir şekilde küçük bir azınlığın elinde toplanmasına dayalıdır.






Emeklilik reformuna karşı çıkan yeni hareketin en önemli özelliği, hala devam etmekte olan sendikal birliktir. Sendikal önderliğin söz konusu birliği geniş işçi kesimlerinin yanı sıra, genel olarak toplum tarafından da hareketin en kıymetli yanı, esas dayanak noktası olarak algılanmaktadır. Grev ve gösteri takvimi geçmiş yıllarda olduğu gibi belirli bir bakış açısının söz konusu olmadığı ‘periyodik olarak düzenlenen ayinvari gösteriler’ olarak değil aksine şu güne kadar farklı sektörlerdeki hareketlenmenin birer mekanizması olarak görülmüştür. Bu nedenle de sendikal önderlik birçok insan için hükümete ve Sarkozy’e karşı bir muhalefet gibi görünmektedir.


Dünyanın farklı bölgelerinde öğrencilerin, gençlerin yükselttiği ortak bir haykırış bugünlerde efkâr-ı umumiyenin ses duvarını aşarak haber bültenlerinde, gazete sayfalarında yer buluyor. Herkesin kendi meşrebince gündemine taşıdığı bu konuyu biz de belli başlı örneklerden yola çıkarak mütevazı bir dosya kapsamında ele almaya çalıştık. 



