SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Dünyadan
Dünyadan

Gölgelerle Dans: Arap Coğrafyasında Emperyalizm ve Ayaklanma - Foti Benlisoy

e-Posta Yazdır PDF

“Türkiye solunun bir kesimi uzunca zamandır ‘polemik’ yerine gölge boksu yaparak, kendi durdukları pozisyonu güçlendirmeye ya da meşruluk kazandırmaya çalışıyor” diye yazıyor Emir Yıldız “Ortadoğu Üzerine Birkaç Not” başlıklı yazısında (Birgün sitesi, 1 Şubat). Katılmamak elde değil. O nedenle de gölgelerle yumruklaşmaksızın (kendisinin bu husustaki performansını daha sonra tartışalım) amiyane tabirle “zurnanın zırt dediği” noktadan başlayalım: Tunus ve Mısır’da diktatörlüklerin devrilmesinin tetiklediği bölgesel düzeydeki süreci ele alırken kerteriz noktamız ne olmalı? Bu hareketlerin, kimi yerde daha fazla kimi yerde daha az, harekete geçirdiği aşağıdan gelişen kitle seferberliği mi, yoksa bölgede her daim hazır ve nazır olan emperyalist tasarım ve müdahaleler mi? Laf kalabalığına, gölgelerle güreş tutmaya hacet yok, bu soruya verilecek iki cevap, iki ayrı politik pozisyona denk düşüyor. 

Devamını oku...
 

Emperyalizm ve ayaklanma kıskacında Suriye - Foti Benlisoy

e-Posta Yazdır PDF

Suriye Arap coğrafyasında bir önceki döneme ait emperyalist statükoyu berhava eden ayaklanmalar-devrimler silsilesinin en kritik momenti olacak gibi görünüyor. Bu ülkede yakın dönemde yaşanacak/yaşanabilecek gelişmeler bölgede son bir yılda açığa çıkmış tüm radikal enerjiyi emperyalist vesayetin (hem de oldukça kanlı bir süreç içerisinden) ihyası yönünde soğurabilecek bir dinamik sergileyebilir. 
Suriye’de rejimin Tunus ve Mısır örneklerinden çıkardığı ders, “yılanın başının küçükken ezilmesi” gereği idi ve daha en başından itibaren protesto gösterileri çok şedid bir baskıyla karşılandı. Birleşmiş Milletler kaynaklı verilere göre ülkede protestoların başladığı zamandan bugünlere ölü sayısı 5.000’i aşmış durumda. Bu yoğun baskı ve devlet terörü politikasına rağmen ülkedeki halk muhalefeti bir türlü sindirilemedi, etki ve yaygınlığını sürekli olarak artırdı. Buna karşın Esad rejimi de çözülmedi, ülkeyi kanlı bir iç savaşa sürüklemek pahasına iktidar konumundan feragat etmedi. Gelinen noktada, krizi iyice derinleştiren kendine has bir “pat durumu” söz konusu. Bu kararsız ve kanlı “denge”, Suriye’deki halk hareketi ve dahası, bütün bölgede açığa çıkmış devrimci dinamikler açısından ciddi riskleri gündeme getiriyor.

Devamını oku...
 

Buazizi Kıvılcımı: Uzun Devrimci Sürecin Başlangıcı - Gilbert Achcar

e-Posta Yazdır PDF

Meşhur bir Çin deyişi, “tek bir kıvılcım bütün ovanın ateşlenmesini başlatabilir” ifadesinin muazzam biçimde anlattığı gibi, Arap dünyasında baştan aşağı yayılan, söndürülmesi zor bir yangın olan devrimin ilk kıvılcımının saçıldığı, Muhammed Buazizi’nin şehrinde, Tunus devriminin birinci yıldönümünü kutlamak için aranıza katılmak benim için büyük bir onur.

17 Aralık 2010 Devriminin Birinci Yıldönümünü Kutlama Komitesi’nin davet mektubunda, komitenin Tunus ayaklanmasını adlandırırken, despot Ben Ali’nin kaçtığı güne atfen “14 Ocak Devrimi” yerine, ilk kıvılcımın saçıldığı güne atfen “17 Aralık Devrimi”ni seçmesinden hoşnut oldum.

Devamını oku...
 

Bir Tahrir Kuşağıyla Karşı Karşıyayız - Foti BENLİSOY

e-Posta Yazdır PDF

Röportaj/Sosyalist Dayanışma Aralık 2011

Arap Baharı denilen süreç önemli sosyal, siyasal sonuçlar yaratarak devam ediyor. Tunus ve Mısır devrimleri diğer Arap ayaklanmalarına kıyasla önemli bir farka sahipmiş gibi?

Medyatik terimiyle “Arap Baharı” denilen süreç bir bütün, ama elbette çeşitli ve birbirinden farklılıkları olan parçalardan müteşekkil bir bütün. Bu parçaların kendi iç bağlamlarını, iç dinamiklerini dikkate almak gerekiyor elbette. Buradan baktığımızda mesela Mısır ve Tunus’un sosyal dinamikleri bizim anladığımız anlamda daha demokratik ve sosyal talepleri içeren bir değişime daha müsait diyebiliriz. İki ülkede de gelişkin bir işçi hareketiyle karşı karşıyayız.

Devamını oku...
 

İspanya: Sağın zaferi, ufukta büyük kriz görünüyor - Lluis Rabell

e-Posta Yazdır PDF

* Izquierda Anticapitalista, Katalunya

20 Kasım 2011’de İspanyadaki seçimlerde Sosyalist Parti’nin (PSOE) beklenen yenilgisi tahmin edildiği kadar ağır olmadı. İspanyol seçim sistemi dengeli olmaktan çok uzak ve gerçeği ciddi şekilde çarpıtan deforme görüntüler yansıtıyor. Seçimler sandalye sayısı göz önüne alındığında Halk Partisi için “tarihi bir zafer” olarak görülebilir. Halk Partisi 2008’deki seçimlerden bu yana, ezici bir mutlak çoğunlukla temsil sayısını 153 millet vekilinden 186 sandalyeye çıkardı. Tabii sağ kanat, tartışmasız şekilde halk katmanları içeren geleneksel seçmenini canlandırdı ve seferber etti. Ancak bu büyük bir tsunami dalgası değildi, Halk Partisi oyunu İspanya’nın tamamında ancak 600,000’in biraz üzerine çıkardı.

Devamını oku...
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Daniel Bensaid

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Şubat 2012
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 1 2 3

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

Dosya: Arap Dünyasında Devrimler Çağı

Paylaş

AddThis Social Bookmark Button

SİTE İÇİ ARAMA

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG