Makaleler
| Afganistan: Savaşın sonucu iyi olabilir mi? - Tarık Ali |
|
|
|
|
Karzai’nin meşruiyeti her daim hileli olsa da hiçbir biçimde seçimlere bağlı olmadı; önemli olan ABD ve NATO güçlerinin ne düşündüğüydü. Dolayısıyla, öncelikle bu gölge boksu ne anlama geliyordu? Göründüğü kadarıyla, taciz ateşi altındaki Beyaz Saray’ın yeni beyaz umudu General Stanley McChrystal tarafından planlanan askeri saldırıyı örtbas etmek için tasarlanmış. Eski Clausewitzçi düsturu tersine çevirmiş görünen McChrystal, siyasetin savaşın farklı araçlarla sürdürülmesi olduğuna samimi bir biçimde inanıyor. Eğer Karzai kansız bir biçimde indirilir ve yerine eski meslektaşı, kuzeyli bir Tacik olan Abdullah Abdullah getirilebilirse, katlanılmaz ölçüde yoz bir rejime barışçıl bir şekilde son verildiği izlenimi hem ABD’deki propaganda savaşının güçlendirilmesine hem de Afganistan’da gerçek savaşın başlatılabilmesine yardımcı olabileceği düşünülüyordu. Abdullah ise şu ana kadar Karzai kardeşler ile ufak da olsa, ülke içerisinde Karzai ailesini destekleyen bir taban yaratılmasını sağlayan, onların yancılarının tekeli altındaki ganimetten kendi payına düşeni almak istiyordu. Ahmed Vali Karzai’nin devasa bir yolsuzluk ve uyuşturucu/silah kaçakçılığı matrisi sayesinde sadece ülkenin en zengin adamı değil, bir zamanlar CIA ajanı olduğunun da ortaya çıkması büyük bir süpriz miydi? Çaresizlik içindeki NATO komiserlerinin ülkeyi yönetmesi için Balkan modelindeki gibi bir Yüksek Temsilci atamayı dahi düşündüklerini öğrendim. Devlet başkanlığını şu anda olduğundan daha itibarlı bir makam haline getirirdi sanırım bu karar ve eğer gerçekleşseydi ilk başvuracaklar kesinlikle Galbraith ve Tony Blair olurdu. |
Yazın Yayıncılık'dan
Tarih ve Siyaset Sarkacında - Masis Kürkçügil
Otuz yıllık bir dönemde, siyasetten hareketle tarihe yönelen tartışmaların ürünü olan bu derlemede yer alan Cumhuriyet ve Sosyalizm, Altmışlarda Sosyalist Hareketin Oluşumu, Ermeni Meselesi, Milli Mücadele vb. gibi yazılar, esas olarak özetlenebilir. Dolayısıyla bunlar; bitmiş, tükenmiş, hallolmuş, öğrenilmiş bir tarihe ilişkin olmayıp, yeniden ve yeniden gündeme gelen, bugünü ve geleceği şekillendirmeye yönelik geçmişe ilişkin sorunları, aşağıdan, yeniliklerin umudunu yeşertecek bir kapının aralanmasına yönelik, siyasetle tarih arasındaki sarkaca tutunmaya çalışan yazılardır. Tabii önceleyen tarih değil siyasettir. Dolayısıyla vaki olanın yanı sıra öngörülebilecek olan, ihtimal dahilinde olabilecek olan da bugün ve gelecek için hesaba dahil edilmeye çalışılmıştır.

Althusser'e Karşı Marks İçin
Ernest Mandel, Michael Lowy, Daniel Bensaid
"Okuyacağınız denemelerin yazarlarının göstermek istedikleri tam da Althusser'in aşılması gerektiği ve bunun varoluşçu ya da bilimsel tüm çabaya düşman bir Marksizmin tuzağına düşmeden yapılabileceği. Yazarların savundukları bakış açıları her zaman tıpatıp aynı değil, ama girişimdeki derin birlik, çağımıza uyum sağlamış bir devrimci Marksizmin kendini kabul ettirmesi için müzadele etme ortak iradesinde yatıyor. Bunun için hepsi Troçkizmin ve IV. Enternasyonalin kazanımlarından güç alıyorlar. Bunu hazır reçetelere gereksinim duydukları için değil, böylelikle teorik ve politik dakikliği seçtiklerine ikna oldukları için yapıyorlar." - Jean-Marie Vincent

Marksist İktisat Teorisi: Çağdaş Kapitalizm ve Kriz
"Güncel krizin temel meselelerinden biri, modern bir antikapitalizmin gerek kuramsal, gerek siyasi açıdan yeniden inşasıdır. Bu krizin kapitalizmin bizatihi temelleriyle ilgili olduğunu ve kapitalizmin, bu sistemin temel toplumsal ilişkileri yeniden tartışma konusu yapılmaksızın içinden çıkılamayacak bir çıkmazda olduğunu göstermek söz konusudur. Mevcut konjonktürde, bu acil ve öncelikli bir görev halini almıştır:
Krizle birlikte, bir yandan barbarlıkla, diğer yandan toplumsal dönüşüm arasında zamana karşı bir yarış başlamıştır; artalanda ekolojik krizin yarattığı tehdit de eklendiğinde, bu seçim daha da hayati bir önem kazanmıştır."






Afganistan’da siyasi ve askeri alanda ikili bir bozguna uğrayan NATO için bu sonbahar pek iyi geçmedi. İlk olarak, Birleşmiş Milletler’in Kabil sorumlusu, belki iyi niyetli fakat yeterince parlak bir tip olmayan Norveçli Kai Eide, Başkan Karzai’nin hileli bir şekilde seçildiğini kamuoyuna ilan eden yardımcısı ve aynı zamanda ABD İçişleri Bakanlığı’nın de facto temsilciliğini yürüten Peter Galbratih ile ters düştü. Eide ise Hamit Karzai’nin meşruiyetini savunmaya devam etti. Ardından BM şaşırtıcı bir şekilde Galbraith’i işten çıkarmaya karar verdi. Bu gelişmeler Hillary Clinton’ın direksiyona geçmesine neden olurken BM destekli seçim gözlemcileri artık seçimlere hile karıştığını ve kimin kazandığının belli olmadığını düşünüyor. Karzai, kendisi için ilk defa iyi bir iş yapan seçim görevlilerini değiştirmeyi reddetti ve rakibi çekildi. Karzai kazanmayı bildi.
