Avrupa'daki bir dizi radikal sol örgüt, Yunanistan'ın kredi notunun düşürülmesiyle tekrar gündeme gelen küresel mali kriz hakkında bir açıklama yaptılar. Zaman geçtikçe Yunanistan’daki krizin küresel kapitalist aşırı birikim krizinin bir parçası olduğu gerçeği daha da açık hale geliyor. Borç krizi İspanya ve Portekiz gibi ülkelere de yayılırken enternasyonalist dayanışmanın ve emekçilerin kıta çapındaki ortak eyleminin her zamankinden daha yakıcı bir önem kazandığı aşikâr. 18 ülkeden çok sayıda devrimci sol yapıların ortak açıklamasında, küresel krizin bedelinin işçi sınıfına ödetilmeye çalışıldığına dikkat çekilerek, imzacı örgütlerin antikapitalist bir direniş örgütlemeye çalışacakları vurgulanıyor.
1. Küresel ekonomik kriz devam ediyor. Dünya ekonomisini yeniden istikrarlı hale getirmek için finansal sisteme çok büyük miktarlarda para enjekte edildi. Bankaların kurtarılması için ABD, İngiltere ve Avro bölgesinde 14 trilyon dolar, Çin'de 1,4 trilyon dolar harcandı. Ancak bu çabaların ekonomide sürdürülebilir bir iyileşme yaratmak için yeterli olup olmayacağı konusu belirsizliğini koruyor. Gelişmiş ülkelerde büyüme hızı düşük kalmaya devam ederken, işsizlik artıyor. Bu kez Çin'in merkezinde olduğu yeni bir finansal balonun oluştuğu yönünde korkular var. Büyük Bunalım'dan bu yana görülen en şiddetli kriz olan küresel ekonomik krizin uzun süreli yapısı onun sebebinin bir sistem olarak kapitalizm olduğunu gösteriyor.
2. Şiddetli bir işten atma dalgasından sonra, şimdi Avrupa'da krizin odağını kamu sektörüne ve sosyal refah devletine yapılan saldırılar oluşturuyor. Devletin müdahalesi sonucu kurtarılan birçok finansal piyasa şimdi bu kurtarmaların yapılmasını sağlayan hükümet borçlanmasındaki artışa karşı silahlanmış durumda. Şirketler kamu harcamalarında büyük kesintilere gidilmesini istiyorlar. Bu girişim; krizin bedelini ona neden olanların (herkesten öne bankaların) omuzlarından alıp bu yükü işçi sınıfına yüklemeye çalışan bir sınıf saldırısı. Sadece kamu sektöründe çalışanları değil, eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerinden yararlananları da hedef alıyor. Esnek çalışma ve kamu sektöründe "reform" talepleri kriz yüzünden teorik olarak da gözden düşmüş neo-liberalizmin tüm bunlara rağmen siyasette egemen olduğunu gösteriyor.
3. Yunanistan şu sıralar krizin merkezinde bulunuyor. Bu ülke mali açıdan özellikle kırılgan olan Avrupa devletlerinden biri olarak sayılabilir. Bu durumun nedeni kısmen finans balonu şişerken hızla artan borçları kısmen de Avro bölgesinin devi olan Almanya ile rekabet etmekte zorlanıyor olması. Piyasaların, Avrupa Komisyonu'nun ve Alman hükümetinin baskısı ile George Papandreu hükümeti seçim öncesi verdiği sözleri hiçe sayarak ulusal gelirin %4'ü oranında kesintilere gidileceğini açıkladı.
4. Neyse ki; Yunanistan'ın 1970'lere kadar giden olağanüstü bir toplumsal mücadele ve direniş tarihi var. Aralık 2008'de yaşanan gençlik isyanından sonra Yunan işçi hareketi hükümetin kesinti paketlerini bir grev ve gösteri dalgasıyla yanıtladı. Aynı zamanda İzlanda'da yapılan referandumda bankaların, borçların geri ödenmesini dayatmasını halkın reddetmesini de önemsiyoruz.
5. Yunan emekçilerinin dünyanın her yerindeki sosyalistlerin, sendikacıların ve antikapitalistlerin desteğine ihtiyacı var. Yunanistan finansal piyasaların hedef tahtasına yerleştirdiği ilk Avrupa ülkesi olma özelliğini taşıyor. Ancak hedefledikleri birçok ülke daha var. Bu ülkelerin başında İspanya ve Portekiz geliyor.
6. Ekonomiyi krizden çıkaracak önlemlerden oluşan bir programa ihtiyacımız var. Bu programın temelini önceliğin kâra değil insanların ihtiyaçlarına verilmesi ve piyasa üzerinde demokratik bir kontrol mekanizmasının yaratılması oluşturmalıdır. Antikapitalist bir cevabın temsilcisi olmalıyız: Bizim hayatımız, bizim sağlımız, bizim işlerimiz kârdan önce gelir.
* Kamu harcamalarında yapılan kesintiler durdurulsun ya da iptal edilsin. Emekli maaşları "reformu" durdurulsun. Sağlık ve eğitim satılık değildir.
* Çalışma hakkı güvence altına alınsın ve toplu taşıma, yenilenebilir enerji endüstrisi gibi yeşil işlere kamu yatırımları yapılsın. Devlete ve kişilere ait binalar karbondioksit salınımını düşürecek şekilde yeniden düzenlensin.
* Halk bankacılığı ve halkın kontrolünde olan bir finansal sistem istiyoruz.
* Göçmen işçilerin ve mültecilerin günah keçisi haline getirilmesine hayır. Onların statülerini yasal hale getirin.
* Askeri harcamalara hayır. Batı'dan giden askerler Irak ve Afganistan'dan çekilsin. Askeri harcamalarda şiddetli kesintiler yapılsın. NATO dağıtılsın.
7. Avrupa'da Kapitalist saldırılara ve kesintilere karşı Avrupa'da dayanışmayı örgütlemek konusunda anlaştık. Yunan işçilerinin zaferi her yerde kesintilere karşı yapılan direnişi güçlendirecektir.
Yunanistan: Aristeri Anasynthes, Aristeri Antikapitalistiki Syspirosi, Organosi Kommuniston Diethniston Elladas-Spartakos, Sosialistiko Ergatiko Komma, Synaspismos Rizospastikis Aristeras;
Portekiz: Bloco de Esquerda;
Avusturya: Linkswende;
Belçika: Ligue Communiste Révolutionnaire – Socialistische arbeiderspartij;
Britanya: Socialist Workers Party, Socialist Resistance;
Hırvatistan: Radnička borba;
Kıbrıs: Ergatiki Dimokratia;
Fransa: Nouveau Parti Anticapitaliste;
Almanya: internationale sozialistische linke, marx21, Revolutionär Sozialistischen Bund;
İtalya: Sinistra Critica;
İrlanda: People Before Profit Alliance, Socialist Workers Party;
Hollanda: Internationale Socialisten, Socialistische Arbeiderspartij;
Polonya: Polska Partia Pracy, Pracownicza Demokracja;
Rusya: Vpered;
Sırbistan: marks21;
İspanya: En lucha/En lluita, Izquierda Anticapitalista, Partido Obrero Revolucionario;
İsviçre: Gauche anticapitaliste, Mouvement pour le socialisme /Bewegung für Sozialismus, solidaritéS;
Türkiye: Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi.













