SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Feminizm 8 Mart Dolayısıyla: Kriz, Kadın Emeği ve Mücadele - Köstebek

8 Mart Dolayısıyla: Kriz, Kadın Emeği ve Mücadele - Köstebek

e-Posta Yazdır PDF

Bu yıl 8 Mart, geçtiğimiz yıllara oranla kalabalık sayılabilecek mitinglere sahne oldu. Elbette, mitinglerin gelenekselleşmesinin yanı sıra, seçim öncesi atmosferin de bu kitlesellikte belirgin bir etkisi vardı. 8 Mart’ın ana teması, kadın özgürleşmesi, şiddet gibi olağan talepler dışında, bu yıla özgü olarak, “krizin bedelini ödemeyeceğiz” oldu.  Kadınları daha fazla ve daha özgül bir biçimde etkileyen krize karşı kadınlar da bir cephe açmış oldular. Ancak önümüzdeki dönem kapitalizme ve onun krizine karşı mücadelede bu cephenin sürekliliğini krizi kavrayışı, talepleri ve harekete geçme yeteneği belirleyecek.
Kadınlar açısından krizin üç boyutlu bir etkisi var:
Birincisi, genel olarak yoksulluğun katlanarak artması ile birlikte, önceden sosyal devlet tarafından karşılanan, 1980’lerden sonra da satın alınabilen işler, tüm kadınların yükünü artırıyor. Kadınlar daha da ağırlaşan oranda, yaşlı, çocuk bakımı gibi sosyal sorumlulukları ücretsiz olarak yapıyor. Geçim zorlaştığında mutfak masraflarını azaltmak için, evde yapılan işlerin sayısı artıyor.
İkinci olarak, kadınlar kriz döneminde işsizlik arttıkça ve ücretler azaldıkça yedek işgücü olarak, daha fazla piyasaya girmeye çalışıyorlar; ancak piyasanın özellikle kayıtlı istihdamı kustuğu düşünülürse, kadınların bulabildikleri işler, evde, parça başı, sigortasız ve sendikasız işler oluyor.
Üçüncüsü, kayıtlı istihdamda çalışan kadınlar da büyük oranda işsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıyalar. Kadınların düşük ücretli olarak çalıştırıldıkları serbest sanayi bölgeleri dünyasal krizden etkilendikçe kitlesel kadın işten çıkartmaları söz konusu oluyor. Aynı biçimde, krizin öncelikli olarak kadınların yoğun biçimde çalıştığı giyim sanayi, perakende, hizmet ve ihracat sektörlerinde daha şiddetli gerçekleşmesi, işten atılan kadın işçi oranını artırıyor. Bir bütün olarak, kadınların çalışma piyasasındaki dezavantajlı durumu, yeniden yapılandırma sürecinde özellikle işten çıkarmalarda kadını ön plana çıkarıyor.
Bu ekonomik mekanizmalar dışında, kadınlar krizden dolaylı olarak da etkileniyorlar: Öncelikle, kriz, sadece artan erkek işsiz sayısı anlamına gelse bile, bu da doğrudan kadınlar üzerinde erkek şiddetinin artması anlamı taşıyor. Diğer yandan, kadınların zaten sınırlı olan toplumsal hayata katılım olanakları, eğitim başta olmak üzere daha da sınırlanıyor.
Talep Eksenli Mücadele
Eşit işe eşit ücret mücadelesi, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi, işyerlerinde kadınlara yönelik şiddet ve taciz, çocuk bakımı ve ev işleri sorumluluğu hala kadınlara ait olduğundan, işyerlerine kreş ve çocuk bakımevleri açılması, doğum izinlerinin artırılması, erkeklere de doğum izni verilmesi, ev içi çalışmanın sosyal güvenlik kapsamına alınması gibi genel taleplerden vazgeçmeden, ücretler düşürülmeden iş saatlerinin azaltılması ve tam istihdam talebi ile bunları bütünleştirmek, parasız eğitim ve parasız sağlık, suyun, havanın, toprağın özelleştirilmesine karşı mücadele, barınma hakkı, çalışmayanlar için yaşanabilir bir asgari ücret ve işçi denetimi talepleri ekseninde; kadınlar ve kadın örgütleri, krize karşı toplumsal mücadelenin etkin birer öznesi olarak görünür olmak zorundalar.

KÖSTEBEK Sayı 2

 

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Daniel Bensaid

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Şubat 2012
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 1 2 3

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

Dosya: Arap Dünyasında Devrimler Çağı

Paylaş

AddThis Social Bookmark Button

SİTE İÇİ ARAMA

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG