SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Güncel Sizi de Festus Okey davasına müdahil olmaya çağırıyoruz!

Sizi de Festus Okey davasına müdahil olmaya çağırıyoruz!

e-Posta Yazdır PDF

2007'de Beyoğlu karakolunda öldürülen Nijeryalı göçmen Festus Okey için bir süredir Göçmen Dayanışma Ağı olarak müdahillik kampanyası örgütlüyoruz. Bildiğiniz gibi, mahkeme yaklaşık 4 yıldır Festus Okey'in kimlik bilgilerini beklemek dışında hiç bir şey yapmıyor ve bu arada katil zanlısı polis görevine devam ediyor.

Göçmen Dayanışma Ağı olarak Festus davasındaki tıkanmanın teknik bir usulden ibaret olmadığını, özünde göçmenlere yönelik bir ayrımcılık, yok sayma politikasına işaret ettiğini bilerek davanın takipçisi olduğumuzu açıkladık ve bireyler olarak yasal müdahillik talebinde bulunduk. Bugüne kadar çağrımıza yaklaşık 120 kişi yanıt verdi ve müdahillik talebinde bulunmak üzere dilekçe verdi.

Sizi de, davaya müdahil olma başvurusunda bulunmaya ve Festus Okey'in bir insan olarak kimsesiz/yalnız olmadığını göstermeye çağırıyoruz.

 

Müdahil olmak için bir müdahillik dilekçesi yazmanız gerekiyor. Festus Okey'in öldürülmesi ve davanın şimdiye kadar gelişimi hakkında hazırladığımız broşür ve müdahillik dilekçesi örneği ekteki dosyadadır. Eğer tercih ederseniz, hukukçu arkadaşlarımız tarafından hazırlanan sitemizdeki örnek dilekçenin de çıktısını alıp doldurabilirsiniz. (http://gocmendayanisma.org/blog/2011/01/19/festus-okey-davasina-mudahil-olmaya-cagiriyoruz/ ). Kendi el yazınızla isim, soyisim, adres ve tarih kısmını doldurarak dilekçenizi iadeli taahhütlü posta (bu celseye yetişmesi için tercihen 9 Temmuz'a kadar) ya da elden (12 Temmuz'da duruşmaya gelerek) teslim edebilirsiniz.

İadeli-taahhütlü postayla göndermek isteyenler için mahkeme adresi:

Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2007/276 Esas, BEYOGLU-ISTANBUL.

Bugüne kadar, kurumsal olarak müdahillik talebinde bulunan İstanbul ve Ankara baroları ile Çağdaş Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği ve Helsinki Yurttaşlar Derneği dışında müdahil olma talebinde bulunan tüm kişiler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Dolayısıyla yeni müdahillik başvurusu sahiplerine de suç duyurusunda bulunulmasını bekliyoruz. Bu da bağlı bulunduğunuz karakola ya da savcılığa giderek ifade vermenizi gerektirebilir (dilekçenizdeki adres, tebligat adresi olarak da önem taşıyor). Davanın ve müdahillik talebinde bulunanların durumundaki gelişmeleri takip edebilmeniz açısından, bizlerle irtibat kurmanız önemlidir.

Bir sonraki duruşma 12 Temmuz’da Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi (Halıcıoğlu) görülecek. 12 Temmuz Salı günü saat 13:00'de bir basın açıklaması yaparak, yeni müdahillik dilekçelerimizi vereceğiz.

Duruşma günü gelerek hakim karşısında neden müdahil olmak istediğinizi söylemeniz bizim için çok önemli ancak duruşmaya katılamazsanız da dilekçenizi iadeli-taahhütlü posta yoluyla mahkemeye göndermeniz bu davanın ilerideki seyri açısından büyük önem taşıyor.

Haydi, Festus Okey'in kimsesiz olmadığını hep beraber gösterelim.

Göçmen Dayanışma Ağı

http://gocmendayanisma.org/

 

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Söyleşi: "Kıbrıs'ı Nasıl Bilirdiniz?"

Sevgi Göyçe'yi Kaybettik

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Mayıs 2012
P P S Ç P C C
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2

Kitap: "21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası" - Foti Benlisoy

 

Kitap: " Fransa ve Yunanistan'dan, Arap Devrimi, 'The Occupy' Hareketleri ve Kürt İsyanına 21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası" - Foti Benlisoy

Muhammed Buazizi’nin kendini ateşe vermesiyle Tunus’ta başlayan Arap devrimci süreci, ‘devrim’ kelimesini ‘bölgede’ ve dünyada gündelik kullanıma sokmuştu. Sonra, başta İspanya ve Yunanistan bir dizi Avrupa ülkesindeki kitle eylemleri, ‘öfkeliler’ (indignados) hareketi geldi, daha sonra da özellikle ABD’de ‘işgal et’ (occupy) hareketleri. Bu kez bir İspanyol devriminden, Avrupa ya da Amerikan devriminden bahsedilir oldu.

Şili’deki devasa öğrenci muhalefetine ‘penguen devrimi’ dendi. Türkiye’deyse Kürt isyanı, ya da ‘Kürt Baharı’ tabirleri giderek popülerleşti. Elbette çoğu abartılı tanımlama ve yorumlardı bunlar. Ancak devrimin kendisinin değilse bile lafzının, bir devrimin mümkün ve istenir olduğu fikrinin yaygınlaşması, yeni yüzyılın belki de en önemli, en şaşırtıcı sürpriziydi. Benlisoy'un kitabı devrimin ansızın ve ‘vakitsizce’ yeniden siyasal tahayyül dünyamıza dahil oluşuna dair sorular soruyor ve bu sorulara uçarı olmayan, teori ve gerçekle aynı anda bağını koruyan cevaplar veriyor…

 

 

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

SİTE İÇİ ARAMA