Anasayfa Lev Troçki
Lev Troçki
Lev Troçki 1879 - 1940 PDF Yazdır e-Posta



"
Bilinçli yaşamımın kırk üç yılı boyunca bir devrimci olarak kaldım; bunun kırk iki yılında Marksizmin bayrağı altında mücadele ettim. Her şeye yeni baştan başlamam gerekseydi, elbette ki şu ya da bu hatadan sakınmaya çalışırdım, ancak yaşamımın ana ekseni değişmeden kalırdı. Bir proleter devrimci, bir Marksist, bir diyalektik materyalist ve dolayısıyla uzlaşmaz bir ateist olarak öleceğim. İnsanlığın komünist geleceğine olan inancım, gençlik yıllarımda olduğundan daha az ateşli değil; aslında bugün çok daha sağlam.
Nataşa az önce avlu penceresinin önüne geldi ve havanın odama rahatça girebilmesi için camı biraz daha açtı. Duvarın dibindeki parlak yeşil çimen şeridini ve duvarın üzerinden açık mavi gökyüzünü ve her yerde güneş ışığını görebiliyorum. Yaşam güzel. Gelecek kuşaklar onu bütün kötülüklerden, baskılardan ve şiddetten arındırsınlar ve tadını doyasıya çıkarabilsinler....Fakat ölümüm hangi koşullar altında gerçekleşirse gerçekleşsin, komünist geleceğe duyduğum sarsılmaz inançla öleceğim. İnsanoğluna ve onun geleceğine duyduğum inanç, bana şu anda bile hiçbir dinin veremeyeceği türden bir direnme gücü veriyor."

Tarihe damgasını vurmuş tüm kişiler gibi Troçki’nin de mücadelesi ve düşüncelerinin gelişimi yaşadığı dönemin toplumları sarsan büyük olayları anlaşılmadan kavranamaz. Onun mücadelesi ve düşüncelerinin seyri dünya devrimci hareketindeki büyük olaylarla bağlantılıdır ve kabaca üç döneme ayrılabilir. İlk dönem Troçki’nin Ekim öngününde Bolşeviklere katılana kadar olan süreç (1897-1917), ikincisi Bolşevik ve Ekim Devrimi'nin mimarlığı ve sosyalist inşa süreci (1917-1923), üçüncü dönem ise Stalinist revizyonizme karşı devrimci Marksist mirasın sürekliliğini sağlama ve Dördüncü Enternasyonal'i inşa çabası (1923-1940 ). Kuşkusuz bu yaşam ve mücadele hatalardan, hatta yer yer büyük hatalardan ari değildi. Zaten hatasız, yanlışsız, her daim doğruyu bulan, inişsiz çıkışsız, dosdoğru bir önderliği yalnızca Stalinist masal kitaplarında bulabilirsiniz.

 
Troçki'nin Yaşamı ve Eserleri PDF Yazdır e-Posta

I. Ekim öncesi Troçki (1879-1917)

1879 yılında doğan Troçki’nin asıl ismi Lev Davidoviç Bronştayn’dır. Rusya’daki devrimci hareketle1897 yılında tanıştı. Tutuklandı ve Sibirya’ya sürüldü. Sibirya’da Sosyal Demokrat hareket içinde kısa sürede sivrildi ve Londra’ya, RSDİP(Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi)’in Avrupa’da çıkartılan dergisi Iskra’nın yazı kuruluna çağrıldı. Sürgün yerinden kaçarken kullandığı sahte isim olarak gardiyanlardan birinin ismini, Troçki ismini seçti ve dünya devrimci hareketinde bu isimle anılmaya devam etti.

Troçki’nin mücadelesinin bu dönemi esas olarak RSDİP’deki 1903 Bolşevik-Menşevik bölünmesinin etkisindedir. Bölünme başlangıçta geçici idi, bu iki kanat iki ayrı partiden çok açık fraksiyon halinde idiler. Ancak 1912 yılından itibaren iki ayrı parti halinde örgütlendiler. Buna rağmen Ekim Devrimi sırasında dahi Bolşeviklerle Menşeviklerin bazı bölgelerde aynı hücrelerde çalıştıklarını da belirtmek gerekiyor.

Devamını oku...
 
Troçki'nin Düşüncesinin Ana Başlıkları PDF Yazdır e-Posta

I. Sürekli devrim

Troçki yukarıda belirttiğimiz gibi Sürekli Devrim kuramını 1905 devriminin ardından, 1906 yılında hapishanede yazdığı “Sonuçlar ve Olasılıklar” kitabında geliştirmiştir. Yaşamının sonuna kadar da sürekli devrim kuramını savunup Stalinist tahrifata karşı mücadelesinde geliştirdi. Büyükada’da yazdığı “Sürekli Devrim”, ünlü “Rus devriminin üç anlayışı”makalesi ve Çin devrimi üzerine oldukça hacimli yazıları teorisinin gelişimini gözler önüne serer.

1900’lerin başlarında hemen tüm Marksistlerde egemen olan düşünce Rusya gibi geri bir ülkede proletaryanın çok zayıf olmasından dolayı gelişecek bir devrimin niteliği itibarı ile burjuva bir devrim olacağı ve proletarya ve sosyal demokratların bu devrimi sürükleseler bile derhal sosyalist bir devrim yapamayacakları hatta iktidarın Çarlıktan alınıp liberal burjuvalara verilmesi gerektiği yönünde idi. Bu anlamda da devrim iki aşamada değerlendirilmekteydi: önce burjuva demokratik devrim, daha sonra sosyalist devrim.

Troçki bu şemaya karşı çıktı. Ona göre liberal burjuvazi Rusya’da burjuva görevleri bile gerçekleştirebilecek durumda değildi. Bu nedenle proletaryanın önderliğindeki devrim, burjuvazi ile hiç bir şekilde ittifaka gitmeden, kendisine “ilerici”, “milli” burjuva müttefikler aramadan, kesintisiz biçimde sosyalist görevleri gerçekleştirebilir, hatta ancak bir sosyalist devrim burjuva demokratik görevleri (toprak devrimi, demokratik özgürlükler, ulusal kurtuluş) hayata geçirebilirdi. Bu görüş dönemim ortodoks Marksistlere oldukça yabancıydı. Gerek Bolşevikler ve gerekse de Menşevikler bu görüşe uzak durmaktaydılar. Lenin "İki Taktik" adlı eserinde iki aşamalı devrimi savunmaya devam ediyor, proletarya ile köylülüğün demokratik diktatörlüğü sloganını ileri sürüyordu. Troçki için ise bu yanlış bir slogandı. Zira köylülük gibi örgütlenmesi hemen hemen imkansız ve heterojen bir sınıfın proletarya ile birlikte iktidar olması yanlıştı. Proletarya köylülüğü mutlaka kazanmalı ve onu ardına takarak sosyalist devrimi ve proletarya diktatörlüğünü oluşturmalıydı. Nitekim Lenin daha sonra yazdığı "Nisan Tezleri"’nde Troçki’nin bu görüşüyle aynı noktaya geldi.

Troçki sürekli devrim teorisini başlangıçta salt Rusya üzerine odaklanarak geliştirmiştir. Ancak 1927 Çin Devrimi'nin deneyleri ve Stalinist iktidar bloku ile Çin devriminin stratejisi üzerine tartışmaları sonucunda, 1932 yılı sonunda kuramın tüm geri bıraktırılmış ülkelerde geçerli olduğu sonuna varılmış, programatik bir karekter kazanmış ve Uluslararası Sol Muhalefet’in dökümanlarına dökülmüştür. O günden bu yana da sürekli devrim strateji ve taktiği IV.Enternasyonal’in üçüncü dünya ülkelerindeki devrim stratejisini belirlemektedir.

Devamını oku...
 
GÜNÜMÜZDE DEVRİMCİ MARKSİZM ve TROÇKİ PDF Yazdır e-Posta

Troçki’nin devrimci Marksizme katkısı elbette ki donuk ve tamamlanmış bir şey olarak düşünülemez. Zaten Marksizmin de bu şekilde algılanması Marksizme, Marksist teoriye verilecek en büyük zararlardan biridir. Marksistler karşılarına çıkan her yeni sorunda olguları yeniden değerlendirmek ve teoriyi yeni gelişme ve ihtiyaçlara göre geliştirmek durumundadırlar. Troçki’nin katkısı Marksistler için vazgeçilemez olsa da aradan geçen altmış yıla yakın süre boyunca donmuş bir Troçkizm düşünülemez. Troçki’nin düşüncesi mücadeleye ve yeni sorunlara göre birtakım gelişmeler göstermiş, vurguladığı bazı noktalar başka yoldaşlarca genişletilmiştir.

Elbette ki Troçkistler arasında koşullara göre uygulanan politikalar, örgütlenme anlayışları, teorik geliştirmelere karşı alınan tavırlara göre biçimlenen farklı akımlar ve örgütlenmeler vardır. Sadece 1930’lardaki sorunlar üzerine Troçki’nin görüşlerine katılmak bugün devrimci Marksist politika yapmak için yeterli değildir. Önemli olan Troçki’nin katkısını günümüz sorunları karşısında geliştirmek ve uygun politikaları hayata geçirmektir.

Devamını oku...
 
Türkçe'de Troçki PDF Yazdır e-Posta

Troçki’nin yaşamı ve düşünceleri üzerine Türkçe’deki derli toplu ve sorunlara bugünden bakıp değerlendiren tek kaynak Ernest Mandel’in Alternatif Olarak Troçki adlı eseridir (Yazın Yayıncılık, 1992). Isaac Deutscher’in üç ciltlik anıtsal Troçki biyografisi de Türkçe’ye çevrilmiştir (Ağaoğlu Yayınevi) Ancak 1969 (Silahlı Sosyalist), 1970 (Silahsız Sosyalist) ve 1974 (Kovulan Sosyalist) yıllarında basılan üç ciltlik eserin maalesef yeni baskısı yoktur.

Aşağıda Troçki’nin Türkçe’ye çevrilmiş yapıtlarının bir listesini veriyoruz.
Listede son baskılar dikkate alınmıştır.

Devamını oku...
 


YENİYOL Son Sayı

Avrupa Sosyal Forumu Gazetesi

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG

Yazın Yayıncılık'dan


 

Tarih ve Siyaset Sarkacında - Masis Kürkçügil
Otuz yıllık bir dönemde, siyasetten hareketle tarihe yönelen tartışmaların ürünü olan bu derlemede yer alan Cumhuriyet ve Sosyalizm, Altmışlarda Sosyalist Hareketin Oluşumu, Ermeni Meselesi, Milli Mücadele vb. gibi yazılar, esas olarak özetlenebilir. Dolayısıyla bunlar; bitmiş, tükenmiş, hallolmuş, öğrenilmiş bir tarihe ilişkin olmayıp, yeniden ve yeniden gündeme gelen, bugünü ve geleceği şekillendirmeye yönelik geçmişe ilişkin sorunları, aşağıdan, yeniliklerin umudunu yeşertecek bir kapının aralanmasına yönelik, siyasetle tarih arasındaki sarkaca tutunmaya çalışan yazılardır. Tabii önceleyen tarih değil siyasettir. Dolayısıyla vaki olanın yanı sıra öngörülebilecek olan, ihtimal dahilinde olabilecek olan da bugün ve gelecek için hesaba dahil edilmeye çalışılmıştır.

 

Althusser'e Karşı Marks İçin
Ernest Mandel, Michael Lowy, Daniel Bensaid
"Okuyacağınız denemelerin yazarlarının göstermek istedikleri tam da Althusser'in aşılması gerektiği ve bunun varoluşçu ya da bilimsel tüm çabaya düşman bir Marksizmin tuzağına düşmeden yapılabileceği. Yazarların savundukları bakış açıları her zaman tıpatıp aynı değil, ama girişimdeki derin birlik, çağımıza uyum sağlamış bir devrimci Marksizmin kendini kabul ettirmesi için müzadele etme ortak iradesinde yatıyor. Bunun için hepsi Troçkizmin ve IV. Enternasyonalin kazanımlarından güç alıyorlar. Bunu hazır reçetelere gereksinim duydukları için değil, böylelikle teorik ve politik dakikliği seçtiklerine ikna oldukları için yapıyorlar." -  Jean-Marie Vincent 

Marksist İktisat Teorisi: Çağdaş Kapitalizm ve Kriz
"Güncel krizin temel meselelerinden biri, modern bir antikapitalizmin gerek kuramsal, gerek siyasi açıdan yeniden inşasıdır. Bu krizin kapitalizmin bizatihi temelleriyle ilgili olduğunu ve kapitalizmin, bu sistemin temel toplumsal ilişkileri yeniden tartışma konusu yapılmaksızın içinden çıkılamayacak bir çıkmazda olduğunu göstermek söz konusudur. Mevcut konjonktürde, bu acil ve öncelikli bir görev halini almıştır:
Krizle birlikte, bir yandan barbarlıkla, diğer yandan toplumsal dönüşüm arasında zamana karşı bir yarış başlamıştır; artalanda ekolojik krizin yarattığı tehdit de eklendiğinde, bu seçim daha da hayati bir önem kazanmıştır."