Anasayfa Siyasal Gündem
Siyasal Gündem
Kürt savaşı sürerken anayasa çelik çomağı - Masis Kürkçügil PDF Yazdır e-Posta

Höykürmelere aldanmamalı; ortada 12 Eylül Anayasası’nı tarihin çöplüğüne gönderecek bir “referandum” yok. Anayasa değişikliği diye gösterilen hususlar ise esasa, yani en azından yurttaşın haklarını açıkça yaptırımlarla güvenceye alan birtakım değişikliklere ilişkin olmayıp yürütme ve yargı arasındaki pazarlıklarla sınırlıdır. Zaten daha Ocak 2010’da AKP kurmayları, Anayasa çalışması yok dediklerinde Başbakan da “madde sayısı az olan bir anayasa değişikliği olabilir” demişti. 12 Eylül Anayasası az-biraz değiştirilerek “demokratikleştirilemez”.

Devamını oku...
 
Evet! Krizi yok edebiliriz! PDF Yazdır e-Posta

Yüzlerce milyar harcadılar. Ne için? Avroyu ve doları, dünya bankacılık sistemini kurtarabilmek, yani kapitalist üretim, bölüşüm ve karlıklık sistemini kurtarabilmek için. Bu devasa deneyin bedelini ise hem yoksul Güney ülkelerinde hem de gelişmiş Kuzey ülkelerinde işçiler, gençler, kadınlar, yaşlılar ve yoksullar ödüyor. Fakat bu kapitalist ekonominin iki yüz yıl önce ortaya çıkışından bu yana yaşanan ‘bildik’ çevrimsel krizlerden biri değil. Bugün sadece ‘finans piyasaları’, ‘para birimleri’ veya ekonomik büyümeyi tehdit eden ve birtakım teknik ve bürokratik önlemlerle çözülebilecek bir kriz değil, ekonomik ve ekolojik krizin iç içe geçtiği bir felaket senaryosuyla karşı karşıyayız. Emek gücünün ve doğal kaynakların iki yüz yıllık sömürüsü bu duruma neden olurken, daha iyi bir toplum için gerekli önkoşullar giderek daha da derinleşen bir tehlikeyle karşı karşıya.

Devamını oku...
 
Askeri harcamalarda tek taraflı kesinti! PDF Yazdır e-Posta

Yıllardır Türk ve Yunan devletleri, mütecaviz politikalar izleyen tarafın kendisi değil, öteki ülke olduğunu iddia edip, duruyor. Her iki ülke de, barışçıl ve halis niyetlere haiz olduğunu tekrar etmekten usanmıyor. Esasında her ikisi de diğerini suçlarken haklı bir noktaya parmak basıyor! Çünkü Türk ve Yunan egemenleri bir diğeriyle rekabet edip, dalaşmak hususunda sınır tanımıyor. Aralarındaki tartışma özünde kutsal ecdatlarla, dinle veya ulusal azınlıklarla, kendi içinde birer amaç olarak toprak ya da denizler hakimiyetiyle ilişkili değil. Tartışma, iki ülke hükümeti ve burjuvazisinden hangisinin bölgesel piyasalara hakim olacağı meselesine ilişkin.

Devamını oku...
 
Seçim Sistemi ve Demokratik Meşruiyet -Yunus Sözen PDF Yazdır e-Posta

Türkiye birçok defa değişikliğe uğrasa da hâlâ ana hatlarıyla 12 Eylül rejiminin seçim sistemiyle yoluna devam ediyor. Bu seçim sisteminin en belirgin özelliği d’hondt versiyonu bir nisbi seçim sistemini yüzde 10 ülke barajıyla birleştirmesi. Bu oran dünyada uygulananların en yükseği. Türkiye’den sonra bir ara yüzde 7 oranıyla Polonya’da olan ikincilik payesi, o ülkenin de oranı düşürmesiyle, yüzde 5 baraj uygulayan ülkelerde kalıyor (Ayrıca Türkiye’deki bu yüksek barajı daha da aşılmaz kılan seçim ittifakları önündeki engelleri de unutmamak gerekir).

Devamını oku...
 
Soykırım ve İnkârcılık - Masis Kürkçügil PDF Yazdır e-Posta

Tarihin kimler tarafından nasıl tartışılacağına ilişkin kalıplar, “tarihçiler tartışsın” nakaratı eşliğinde ceza yasalarının cenderesine veya parlamentoların labirentlerine uydurulurken tarih esas olarak bir anma günü olarak algılanmakta ve böylece günümüz dünyasının meselelerinin bir parçası olmaktan çıkarılmaya çalışılmakta.

Ermeni soykırımı tartışmasında 301. ve 305. madde bağlamında maddeye muhalif olanları canlı hedef haline getiren kampanyaların masum gösteriler veya fikir alış verişi olarak sunulabiliyor Türkiye’de.

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

YENİYOL Son Sayı

Avrupa Sosyal Forumu Gazetesi

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG

Yazın Yayıncılık'dan


 

Tarih ve Siyaset Sarkacında - Masis Kürkçügil
Otuz yıllık bir dönemde, siyasetten hareketle tarihe yönelen tartışmaların ürünü olan bu derlemede yer alan Cumhuriyet ve Sosyalizm, Altmışlarda Sosyalist Hareketin Oluşumu, Ermeni Meselesi, Milli Mücadele vb. gibi yazılar, esas olarak özetlenebilir. Dolayısıyla bunlar; bitmiş, tükenmiş, hallolmuş, öğrenilmiş bir tarihe ilişkin olmayıp, yeniden ve yeniden gündeme gelen, bugünü ve geleceği şekillendirmeye yönelik geçmişe ilişkin sorunları, aşağıdan, yeniliklerin umudunu yeşertecek bir kapının aralanmasına yönelik, siyasetle tarih arasındaki sarkaca tutunmaya çalışan yazılardır. Tabii önceleyen tarih değil siyasettir. Dolayısıyla vaki olanın yanı sıra öngörülebilecek olan, ihtimal dahilinde olabilecek olan da bugün ve gelecek için hesaba dahil edilmeye çalışılmıştır.

 

Althusser'e Karşı Marks İçin
Ernest Mandel, Michael Lowy, Daniel Bensaid
"Okuyacağınız denemelerin yazarlarının göstermek istedikleri tam da Althusser'in aşılması gerektiği ve bunun varoluşçu ya da bilimsel tüm çabaya düşman bir Marksizmin tuzağına düşmeden yapılabileceği. Yazarların savundukları bakış açıları her zaman tıpatıp aynı değil, ama girişimdeki derin birlik, çağımıza uyum sağlamış bir devrimci Marksizmin kendini kabul ettirmesi için müzadele etme ortak iradesinde yatıyor. Bunun için hepsi Troçkizmin ve IV. Enternasyonalin kazanımlarından güç alıyorlar. Bunu hazır reçetelere gereksinim duydukları için değil, böylelikle teorik ve politik dakikliği seçtiklerine ikna oldukları için yapıyorlar." -  Jean-Marie Vincent 

Marksist İktisat Teorisi: Çağdaş Kapitalizm ve Kriz
"Güncel krizin temel meselelerinden biri, modern bir antikapitalizmin gerek kuramsal, gerek siyasi açıdan yeniden inşasıdır. Bu krizin kapitalizmin bizatihi temelleriyle ilgili olduğunu ve kapitalizmin, bu sistemin temel toplumsal ilişkileri yeniden tartışma konusu yapılmaksızın içinden çıkılamayacak bir çıkmazda olduğunu göstermek söz konusudur. Mevcut konjonktürde, bu acil ve öncelikli bir görev halini almıştır:
Krizle birlikte, bir yandan barbarlıkla, diğer yandan toplumsal dönüşüm arasında zamana karşı bir yarış başlamıştır; artalanda ekolojik krizin yarattığı tehdit de eklendiğinde, bu seçim daha da hayati bir önem kazanmıştır."