Makaleler
| "Tıkır Tıkır" Çalışan Ekonominin 2010 Bütçesi - Barış A. Özden |
|
|
|
|
|
Yazın Yayıncılık'dan
Tarih ve Siyaset Sarkacında - Masis Kürkçügil
Otuz yıllık bir dönemde, siyasetten hareketle tarihe yönelen tartışmaların ürünü olan bu derlemede yer alan Cumhuriyet ve Sosyalizm, Altmışlarda Sosyalist Hareketin Oluşumu, Ermeni Meselesi, Milli Mücadele vb. gibi yazılar, esas olarak özetlenebilir. Dolayısıyla bunlar; bitmiş, tükenmiş, hallolmuş, öğrenilmiş bir tarihe ilişkin olmayıp, yeniden ve yeniden gündeme gelen, bugünü ve geleceği şekillendirmeye yönelik geçmişe ilişkin sorunları, aşağıdan, yeniliklerin umudunu yeşertecek bir kapının aralanmasına yönelik, siyasetle tarih arasındaki sarkaca tutunmaya çalışan yazılardır. Tabii önceleyen tarih değil siyasettir. Dolayısıyla vaki olanın yanı sıra öngörülebilecek olan, ihtimal dahilinde olabilecek olan da bugün ve gelecek için hesaba dahil edilmeye çalışılmıştır.

Althusser'e Karşı Marks İçin
Ernest Mandel, Michael Lowy, Daniel Bensaid
"Okuyacağınız denemelerin yazarlarının göstermek istedikleri tam da Althusser'in aşılması gerektiği ve bunun varoluşçu ya da bilimsel tüm çabaya düşman bir Marksizmin tuzağına düşmeden yapılabileceği. Yazarların savundukları bakış açıları her zaman tıpatıp aynı değil, ama girişimdeki derin birlik, çağımıza uyum sağlamış bir devrimci Marksizmin kendini kabul ettirmesi için müzadele etme ortak iradesinde yatıyor. Bunun için hepsi Troçkizmin ve IV. Enternasyonalin kazanımlarından güç alıyorlar. Bunu hazır reçetelere gereksinim duydukları için değil, böylelikle teorik ve politik dakikliği seçtiklerine ikna oldukları için yapıyorlar." - Jean-Marie Vincent

Marksist İktisat Teorisi: Çağdaş Kapitalizm ve Kriz
"Güncel krizin temel meselelerinden biri, modern bir antikapitalizmin gerek kuramsal, gerek siyasi açıdan yeniden inşasıdır. Bu krizin kapitalizmin bizatihi temelleriyle ilgili olduğunu ve kapitalizmin, bu sistemin temel toplumsal ilişkileri yeniden tartışma konusu yapılmaksızın içinden çıkılamayacak bir çıkmazda olduğunu göstermek söz konusudur. Mevcut konjonktürde, bu acil ve öncelikli bir görev halini almıştır:
Krizle birlikte, bir yandan barbarlıkla, diğer yandan toplumsal dönüşüm arasında zamana karşı bir yarış başlamıştır; artalanda ekolojik krizin yarattığı tehdit de eklendiğinde, bu seçim daha da hayati bir önem kazanmıştır."






2010 yılı bütçe tasarısı 25 Aralık günü mecliste fazla gürültü patırtı koparmadan kabul edildi ve yürürlüğe girdi. Zaten 2010-2012 yıllarını kapsayan ve bütçe rakamlarına da temel teşkil eden Orta Vadeli Programa (OVP) ve Mali Plana da fazla ses çıkarmayan meclis muhalefeti, bütçe görüşmelerine de pek rağbet etmedi, oylamada koltukları boş bıraktı. Ama esas ilginç olan ekonominin bir yılı aşkın bir zamandır küçülmesine, bu dönem boyunca bir buçuk milyona yakın insanın işini kaybetmesine ve reel ücretlerin resmi istatistiklerle de tespit edilmiş olduğu gibi hızla gerilemesine rağmen emek örgütlerinin bu sessizliği bozacak bir eylem programı geliştirememesi oldu. Halbuki OVP ve onun uzantısı bir dizi genelge ve rehber, önümüzdeki üç yıllık dönemde makroekonomik göstergelerin olası gelişimini ve uygulaması öngörülen politikalarla beraber bunların nasıl bir “yönetişim modeli” içinde hayata geçirileceğini gösteriyor. Dolayısıyla bütçenin yanı sıra diğer mali ve iktisadi politikalar da siyasi mücadele ve tartışmanın dışına çıkarılmaya çalışılıyor. İşte 2010 bütçesi böyle bir ortam içerisinde yürürlüğe girdi.

