SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Siyasal Gündem Tutumlar farklı, yanlışlar aynı - Hakan Tahmaz

Tutumlar farklı, yanlışlar aynı - Hakan Tahmaz

e-Posta Yazdır PDF

 

12 Eylül’de yapılacak referanduma, bir haftadan az bir zaman kaldı. Sol adına a söylenenlere ve yapılanlara baktığımızda bazı solcuların pusulalarını tamamen kaybettiklerini görüyoruz.

Belki de çoktan beri pusulasız oldukları açığa çıkmaya başladı. Ergenekon Soruşturmasıyla başlayan solun birbirini kemirme dönemi, bütün acımasızlığıyla referandum döneminde devam ediyor.

Bu noktada birinden çok farklı gibi görünen iki tutumdan bahsetmek istiyorum.

Birincisi bu hafta sonu evetçilere yapılan saldırılar.  İkincisi ise,  DSİP çevresinin politika ve tartışma yürütüş tarzı ve anlayışıdır.

 

Önce bana “yazıklar olsun size dedirten”, içlerinde Adalet Ağoğlu’nun da olduğu  birçok konuşmacının katıldığı İstanbul’daki  forumda, öğrenci kolektifinin yaptığı eyleme ve İzmir’de Öğretim Üyesi Ferhat Kentel’e  yapılan boyalı saldırı üzerine görüşlerimi belirtmek istiyorum. Bu iki olay da sosyalistlerin büyük bir ayıbıdır ve nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını  gösteriyor.

Her iki eylemi yapanların gençler olması belki biraz toleranslı yaklaşmamızı gerektirebilirdi. Ancak sosyalist solda son yıllarda yaşanan, aynı anlayıştan kaynaklanan benzer bir saldırı konunun üzerinde durmayı gerekli kılıyor.

Beğenmediğimiz görüş sahiplerine yapılan benim saldırı diye tanımladığım, eylemcilerin protesto diye tanımladığı bu davranış biçiminin savunulabilir veya mazur gösterecek hiçbir gerekçe olamaz.

Bu türden davranışlara toleranslı davrananlar sadece kendi toplumsal ve siyasal yaşamlarını otoriter bir anlayışla biçimlendirmiş olmakla kalmıyorlar. Aynı zamanda kurmayı amaçladıkları başka bir ülkeyi de otoriter bir zihniyetle kurmaya girişmiş oluyorlar. İşte tehlike burada.

Bu davranışın kaynağında, yetmiş yıllık reel sosyalizm deneyiminin tekçi ve otoriter toplum anlayışı vardır. Yani başarısızlığı tarihsel olarak ispatlanmış sosyalizm anlayışının yeniden üretilmesidir.

Kendi fikrine güvensizlik, farklı fikirlere yaşama alanı tanıma yaklaşımı tek tip toplum ve tek tip yaşam dayatmasına dönüşüyor.

Bu davranışlar, Türkiyeli solcularının, 1980 öncesi sol içi ilişkilerden hiçbir sonuç çıkarmamış olduklarını gösteriyor.

Bu ülkenin en değeri aydınlarından, yazarlarından ve edebiyatçılarından biri olan Adalet Ağaoğlu’nun, hangi nedenle ve bahaneyle olursa olsun yumurta atma eylemine veya solcuların protestosuna maruz kalması sosyalistleri yerin bin kat altına sokacak gelişmedir.

Eylemcilerin saldırının muhataplarından özür dilemiş olmaları saplandıkları bataklıktan kurtulmalarına yetmez. Sorun, sahip oldukları anlayışı sorgulamakla ve çoğulculuğu esas alan bir düşünce anlayışını benimsemekle aşılabilir. Yoksa bu türden durumlarla karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır.

Bu saldırıyı yapanlarda,  tıpkı “kendi tutumunu sosyalizm adına tek doğru olarak dayatan ve referandum konusunda kendisi gibi evet tutumu almayanları “çavuşlarla birlikte davranmak” gibi ağır ve sığ suçlamada bulunanlarla ortak ideolojik zeminde buluşurlar.

Bir diğer tutum olan “yetmez ama evet” diyenlerin; ‘hayır’ veya ‘boykot’ tutumu alan herkesi askercilikle veya statükoculukla suçlaması da tekçi sosyalizmin ta kendisidir.

Kendi düşüncesinden, davranışından ve politikasından en küçük kuşku duymamak hali bilimsellikten uzak bir tutumdur. Tartışmayan, sorgulamayan ve eleştirmeyen her şey dogmatiktir. Dogmatizm ise bilim dışıdır.

Kendisi dışındaki solu yerden yere vurmakla kitleselleşeceğini sanan bu çevreyi, diğerlerinden ayıran tek şey şiddete ve zora başvurmamalarıdır. Ama beslendikleri ideolojik zemin, şiddet uygulayacak güce ulaşdığında bundan uzak durmalarını sağlamaz. Reel sosyalizm bunun pratikleriyle doludur.

Kendi dışındaki sosyalistleri, aşağılamayı ve sosyalizm dışı ilan etmeyi sosyalistlik sananlar, sola ve sosyalizme büyük zarar veriyorlar. Solu aşağılayarak muhafazakarlarla  çoğalacağını düşünenler tıpkı birinciler gibi büyük yanılgı içindeler. Bu yolla belki kitleselliğe ulaştırabilir. Ama bu kitleselliğin Doğu Perinçek hareketinin yarattığı sonuçtan başka bir sonuç üretmesi mümkün değildir.

21. yüzyılın sosyalistleri ve sosyalizmi tekçilikten, sekterizmden ve ben merkeziyetçilikten arınarak büyüyecek.

 

 

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Daniel Bensaid

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Şubat 2012
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 1 2 3

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

Dosya: Arap Dünyasında Devrimler Çağı

Paylaş

AddThis Social Bookmark Button

SİTE İÇİ ARAMA

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG