Anasayfa Tarih
Tarih
Bellekteki Boşluk ve 12 Eylül - Masis Kürkçügil PDF Yazdır e-Posta

Yakında otuzuncu yılını dolduracak olan 12 Eylül’e ilişkin kitaplar, programlar, tartışmalar belki de şimdiden tezgâhlara sürülmüştür.  Daha dün 68’in kırkıncı yılı anıldı, mülakatlar yapıldı, kitaplar basıldı. Sonra herkes köşesine çekildi. Anmalar, polemikler arşivlerde zararsız tartışmalar klasörlerinde yerlerini aldılar. Belleklerde kalan da eski muharipler cemiyetindeki muhabetlerden ibaretti. Okunması elzem kitapların miktarına ve satışına bakılırsa ilginin hayli gelgeç, yüzeysel olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Devamını oku...
 
İsmet Akça ile Söyleşi: Neo-liberal Militarizme Karşı Siyasetin Toplumsallaşması - Foti Benlisoy PDF Yazdır e-Posta

Türkiye`de ordunun siyasete müdahalesi ve askeri vesayet, genelde spesifik bir tarihsel gelenek içerisinde anlamlandırılıyor. Bu gelenek çerçevesinde Türk ordusunun toplum karşısında belli bir özerkliğinin olduğu varsayılıyor. Ordu bu özerkliği dolayısıyla kendi çıkarları uğruna sık sık siyasal alana müdahil oluyor ve siyasetin kurallarını tanzim etmeyi neredeyse bir tür gelenek haline getiriyor. Bu model hakkında ne düşünüyorsun?

Devamını oku...
 
Talat Paşa’yı Anlamak mı? - Foti Benlisoy (Gelecek Dergisi - Temmuz 2006) PDF Yazdır e-Posta

Solun milliyetçi-ulusalcı  bir dili benimsemesi Gelecek dergisinde defalarca eleştirildi ve siyasete soldan bir müdahalenin gelişmesini engelleyecek bir siyaset algısı olarak tekrar tekrar yerildi. Bu eleştirilere göre, ulusalcı bir dilin benimsenmesi, kapitalist küreselleşme karşısında bir geriye çekilişi, “dış güçler-ulus devlet” karşıtlığına mahkum olmayı ifade ediyordu. Bu eleştiriler polemik hevesinden kaynaklanmıyordu. Kaygı duyulan, sosyalist solun milliyetçi dil ve sembolleri benimsemesinin onu hakim ideolojinin etkisi altına alacağı idi.

TKP çevresinin çıkardığı Komünist gazetesinin 260. sayısında yayınlanan “Günümüz Koşullarında Talat Paşa’yı Anlamak” başlıklı yazı, bu kaygıların maalesef hiç de haksız olmadığını ortaya koyuyor. Yazı, araştırmacı Tevfik Çavdar’a ait. Dolayısıyla yazının TKP’nin meseleye dair “resmi” pozisyonunu ifade etmediği pekala söylenebilir.

Devamını oku...
 
Daniel Bensaïd’i Andık... PDF Yazdır e-Posta

Yeni yılın ilk günlerinde kaybettiğimiz yoldaşımız Daniel Bensaïd’i 26 Ocak günü  İstanbul’da düzenlediğimiz bir buluşmayla andık. Sosyalist Demokrasi için Yeniyol’un ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, Daniel’in, tabir yerindeyse, “komünizmin içine doğduğunu” ifade eden Masis Kürkçügil, Toulouse’un işçi mahallelerindeki mütevazı aile meyhanesinden ve futbola olan tutkusundan IV. Enternasyonal’in düşünsel ve politik önderliğine uzanan bir anlatı içinde, nevi şahsına münhasır bir devrimci olarak Daniel’i resmetti. Fransız Komünist Partisi’nin gençlik örgütü JCR içinde siyasal mücadeleye atılışını, sol muhalefet geleneğiyle tanışmasını, 1968’de Nanterre’ın kampuslarında doğan 22 Mart hareketindeki rolünü, LCR ve NPA içinde mücadeleye devam edişini anlattı. Tüm bu politik pratiğin yanı sıra onun nasıl çağdaş Marksist düşüncenin en özgün figürlerinden biri haline geldiğini açıklayan Kürkçügil, Daniel’in, Marx’a dönerek değil Marx’tan bakarak komünizmi yeniden düşünme önerisini tekrarladı. Bir başka büyük devrimcinin, Blanqui’nin, Daniel için önemini anımsatan Kürkçügil, onun en karanlık zamanlarda bile dinmeyen “melankolik” cesaretini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

 

 
Hayatın Kıyısından Tarihe Sıçrayanların Hikâyesi - Masis Kürkçügil PDF Yazdır e-Posta

Meline Manuşyan’ın büyük bir sadelik, coşku, aşk ve sadakatle donanmış, Misak Manuşyan’ın hayatı hakkında temel kaynak olan “Manuşyan” kitabı türkçede yayımlanırken, herhangi bir yıldönümü, anma, tartışma yokken Fransa’da iki kitap bir çizgi roman daha yayımlandı. Bunlara ilaveten Robert Guédigian’ın “L’Armée de Crime” (Caniler Ordusu) filmi Eylül 2009’da gösterime girdi.
Uzun süre Manuşyan’ın kurşuna dizilmeden önce Meline’ye gönderdiği mektuptan esinlenmiş Aragon’un şiiri ve Leo Ferre’nin sesiyle belleklerde yer etmiş olan efsane, biraz daha ete kemiğe bürünüyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın doksanıncı yılı neredeyse sessiz sedasız geçiştirildi. Nazizmin yenilgisi sanki barbarlığın tarihe gömülmesine yetmişti. Yirminci yüzyılın tanıdığı en büyük felaket, yalnızca verdiği kayıplar, acılardan ibaret değil; en elverişsiz koşullarda bile insanlık onurunu ayakta tutmak için direnenlerin yazdığı sayfalar asla unutulmamalı. Düzenli orduların savaşlarında, salgın hastalıklarda, yoksullukta milyonlar yitirildi. Bütün bu anonim direnişçilerin yanı sıra tarih kendisine beklenmedik muhataplar da buldu. Katliamdan kurtulmuş, işgalden, faşizmden, Frankizmden, nazizmden, Yahudi düşmanlığından kaçmış, yurtlarından sökülmüş, yoksul basit insanlar barbarlık kapıyı çalınca ev sahiplerinden çok daha derin bir duyarlılıkla, zor bela tutundukları hayatın kıyısından tarihe sıçradılar.

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

YENİYOL Son Sayı

Avrupa Sosyal Forumu Gazetesi

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG

Yazın Yayıncılık'dan


 

Tarih ve Siyaset Sarkacında - Masis Kürkçügil
Otuz yıllık bir dönemde, siyasetten hareketle tarihe yönelen tartışmaların ürünü olan bu derlemede yer alan Cumhuriyet ve Sosyalizm, Altmışlarda Sosyalist Hareketin Oluşumu, Ermeni Meselesi, Milli Mücadele vb. gibi yazılar, esas olarak özetlenebilir. Dolayısıyla bunlar; bitmiş, tükenmiş, hallolmuş, öğrenilmiş bir tarihe ilişkin olmayıp, yeniden ve yeniden gündeme gelen, bugünü ve geleceği şekillendirmeye yönelik geçmişe ilişkin sorunları, aşağıdan, yeniliklerin umudunu yeşertecek bir kapının aralanmasına yönelik, siyasetle tarih arasındaki sarkaca tutunmaya çalışan yazılardır. Tabii önceleyen tarih değil siyasettir. Dolayısıyla vaki olanın yanı sıra öngörülebilecek olan, ihtimal dahilinde olabilecek olan da bugün ve gelecek için hesaba dahil edilmeye çalışılmıştır.

 

Althusser'e Karşı Marks İçin
Ernest Mandel, Michael Lowy, Daniel Bensaid
"Okuyacağınız denemelerin yazarlarının göstermek istedikleri tam da Althusser'in aşılması gerektiği ve bunun varoluşçu ya da bilimsel tüm çabaya düşman bir Marksizmin tuzağına düşmeden yapılabileceği. Yazarların savundukları bakış açıları her zaman tıpatıp aynı değil, ama girişimdeki derin birlik, çağımıza uyum sağlamış bir devrimci Marksizmin kendini kabul ettirmesi için müzadele etme ortak iradesinde yatıyor. Bunun için hepsi Troçkizmin ve IV. Enternasyonalin kazanımlarından güç alıyorlar. Bunu hazır reçetelere gereksinim duydukları için değil, böylelikle teorik ve politik dakikliği seçtiklerine ikna oldukları için yapıyorlar." -  Jean-Marie Vincent 

Marksist İktisat Teorisi: Çağdaş Kapitalizm ve Kriz
"Güncel krizin temel meselelerinden biri, modern bir antikapitalizmin gerek kuramsal, gerek siyasi açıdan yeniden inşasıdır. Bu krizin kapitalizmin bizatihi temelleriyle ilgili olduğunu ve kapitalizmin, bu sistemin temel toplumsal ilişkileri yeniden tartışma konusu yapılmaksızın içinden çıkılamayacak bir çıkmazda olduğunu göstermek söz konusudur. Mevcut konjonktürde, bu acil ve öncelikli bir görev halini almıştır:
Krizle birlikte, bir yandan barbarlıkla, diğer yandan toplumsal dönüşüm arasında zamana karşı bir yarış başlamıştır; artalanda ekolojik krizin yarattığı tehdit de eklendiğinde, bu seçim daha da hayati bir önem kazanmıştır."