SOSYALİST DEMOKRASİ İÇİN YENİYOL

Antikapitalist, Enternasyonalist, Ekososyalist, Feminist

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Tarih
Tarih


Pandeli, Tom Amca ve Hoşgörülü Riyakârlık - Foti Benlisoy

e-Posta Yazdır PDF

6-7 Eylül olayları sırasında Pandeli’nin (Çobanoğlu) Balıkpazarı’ndaki meşhur lokantası da talan edilir. Dükkânı yağmalanan Pandeli yılgınlığa kapılır ve lokantacılığı bırakmaya karar verir. Ancak rivayete göre devrin başbakanı ve lokantanın müdavimlerinden Adnan Menderes, Pandeli’nin bu kararını öğrenince pek üzülür ve “Pandeli Türkiye’ye lazımdır” diyerek onu vazgeçirmeye çalışır. Menderes, Pandeli’nin gönlünü almak için lokantasının bugün de bulunduğu yere, yani Mısır Çarşısı’na taşınmasına aracılık eder. 

Devamını oku...
 

Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg - Lev Troçki

e-Posta Yazdır PDF

Bizi çok büyük bir acı içinde bırakan iki ağır kaybı aynı anda yaşadık. Adları proleter devrimin büyük kitabında sonsuza kadar yer alacak olan iki lider aramızdan ayrıldı: Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg. Korkunç bir biçimde can verdiler. Katledildiler. Artık aramızda değiller!

Zaten tanınıyorduysa da, Karl Liebknecht’in adı, Avrupa’daki korkunç boğazlaşmanın ilk aylarından itibaren dünya çapında bir önem kazandı. Onun ismi, devrimci onurun adı ve gelecekteki zaferin andı olarak yankılandı. Alman militarizminin ilk cümbüşlerini yapıp, ilk şeytani zaferlerini kutladığı; Alman güçlerinin Belçika kalelerini karton evler gibi silip süpürerek Belçika içinde fırtına gibi estiği; 420 milimetrelik Alman toplarının tüm Avrupa’yı Wilhelm’in önünde diz çöktürüp köleleştirmiş göründüğü; hem yurt dışında (ezilmiş bir Belçika ve kuzeyi Almanya tarafından işgal edilmiş bir Fransa) hem de yurt içinde (sadece Alman büyük toprak sahipleri sınıfının, Alman burjuvazisinin ve şovenist orta sınıfın değil, son olarak ve en az bunlar kadar, Alman işçi sınıfının resmi partisinin de) her şeyin –en azından görünüşte– boyun eğdiği Alman militarizmi önünde, liderliğini Scheidemann ve Ebert’in yaptığı Alman resmi sosyal-demokrasisinin bile yurtsever dizleri üzerine çöktüğü o ilk günlerde ve haftalarda; o kara, korkunç ve kötü günlerde, Almanya’da isyankâr bir karşı çıkış, öfke ve lanetleme sesi yükseldi; bu Karl Liebknecht’in sesiydi. Ve bu ses bütün dünyada yankılandı.

Devamını oku...
 

Kahramanmaraş Katliamı ve Kitlesel Özsavunma – Masis Kürkçügil

e-Posta Yazdır PDF


Ocak 1979

Yüzü aşkın insanın katledilmesi ile toplumun hassas kesimlerinin tümüne birden bir alarm verilmiştir. Yalnızca farklı mezhebe sahip olan insanların değil, yalnızca demokratların, ilericilerin, devrimcilerin değil, çocukların, kadınların ve yaşlıların öldürüldüğü Kahramanmaraş "soykırımı" toplumun bugüne dek benzeri görülmemiş bir faşist tertiple karşı karşıya olduğunu göstermektedir. İlk kez sivil faşist güruhlar bu kadar tertipli ve bu kadar yoğun, acımasız ve vahşi bir biçimde, bu kadar kitlesel bir cinayet işlemektedirler. Bu açık kitle terörüne karşı ne hükümetin beyanattan ne kolluk kuvvetleri önleyici bir işlev görmemişlerdir. En basit insanlık hakkını, 'can güvenliğini' devlet güçlerinin sağlayamamış oluşunun yanısıra halk da savunma gücünden yoksundur. Eğer devlet "yurttaşların" kitlesel teröre, Başbakanın deyişiyle 'soykırımına' karşı can güvenliğini sağlayamıyorsa, "yurttaşların" birleşerek kitlesel bir biçimde kendilerini savunmaları suç mudur?

Devamını oku...
 

Kıvılcım Eylemde Çakar, Rosa Luxemburg’un Düşüncesinde Praksis Felsefesi - Michaël LÖWY

e-Posta Yazdır PDF

Yazarının ölümünden sonra 1888’de yayınladığı Marx’ın Feuerbach Üzerine Tezleri’ni sunuşunda Engels bu tezleri “dünyaya yeni bakışın parlak tohumunun atıldığı ilk belge” olarak betimliyordu. Gerçekten de, Marx bu küçük metinde daha önceki maddecilikle idealizmi diyalektik olarak aşar – ünlü Aufhebung: olumsuzlama/muhafaza etme/yükseltme – ve bizim praksis felsefesi olarak tanımlayabileceğimiz yeni bir teori formüle eder. On sekizinci yüzyıl Fransız maddecileri insanların değişebilmesi için maddi koşulları değiştirme gereği üzerinde ısrar ederlerken, Alman idealistleri toplumun bireylerde yeni bir bilincin oluşumu sayesinde değişeceğini söylüyorlardı.

Son Güncelleme: Salı, 27 Eylül 2011 21:47 Devamını oku...
 

İspanya'da antifaşist mücadele ve toplumsal kurtuluş - Jean-Marie Freyssat

e-Posta Yazdır PDF

Düşmanla mücadele etmenin en iyi yöntemlerini tartışmak, onu unutmak mıdır? 1
Jean-Marie Freyssat

Büyük Dönemeç

Şubat 1933'de, Hitler'in, Avrupa'nın en eski ve en sağlam işçi ör¬gütlerine sahip "anahtar" ülkesinde, mücadelesiz sonuçlanan zaferi, belirli bir süre antifaşistleri tepkisiz bıraktı. Üstelik, antifaşist hare¬ketin kurmayları, her şeyden önce de kendilerine ait olan bu yenilgi¬yi hafife almaktaydılar.

Ancak, işçi hareketinin derinliklerinde, "asrın gece yarısı" olmaa bile, "beş kala" olduğu, ve boyun eğilmesi gereken hiçbir kaçınıl¬mazlığın insanlığın yazgısına yön veremeyeceği, belli belirsiz biçimde hissediliyordu.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Temmuz 2011 13:06 Devamını oku...
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Yazın Yayıncılık'dan

Mandel'in Marksizm'e Giriş'inin beşinci baskısı, Daniel Bensaid'in, yapıtı tarihsel bağlamına oturtan ve onu bir dizi anahtar sorunla güncelleştiren "Otuzuncu yılında Marksizm'e Giriş'e eleştirel bir giriş" önsözüyle birlikte yayınlanıyor.
Marksizm'e Giriş uzun bir pedagojik deneyimin ürünüdür. İstisnai bir açıklıkla marksist teorinin temellerini -tarihsel materyalizm, marksist ekonomik teori, işçi hareketi tarihi ve işçi hareketinin taktik ve stratejik sorunları- ortaya koyar.
Dolayısıyla içinde yaşadığı toplumu anlamak ve onu değiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.
Yazar, Ernest Mandel (1923-1995), Frankfurtta doğmuş, 17 yaşında ailesinin sürgün olduğu Belçika'da sosyalist mücadeleye katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı mücadele etmiş, toplama kampına gönderilmiş, oradan kaçmış ve yeniden yakalanmıştır.
XX. yy'ın ikinci yarısının en yenileştirici marksistlerinden biriydi.

 

Karl Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü ele alan Fransa'da İç Savaş adlı kitabı, siyasal üçlemesinin son ve zirve yapıtıdır. Fransa-Prusya savaşının ardından kuşatılan Paris'te halk, güneşi fethetmeye cesaret ederek, kısa ömürlü Komün deneyimi ile bugüne kadarki bütün özgürleşim mücadelelerine ışık tutan bir mücadele yürütmüştür. Paris Komünü ve ondan çıkarılacak dersleri içeren bu kitaptaki temel konular yalnızca siyasal analizin vazgeçilmez kurucu unsurlarını vermemekte, aynı zamanda ve esas olarak insanlığın özgürleşmesinin, her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunun, doğrudan demokrasinin hangi temellerde gelişebileceğini göstermektedir.
Michael Löwy'nin önsözü Paris Komünün günceliğini irdelerken, Daniel Bensaid'in Komünden Devlet Devrim'e makalesi ise Paris Komünü'nden Rus Devrimi'ne giden yolda Fransa'da İç Savaş'ın derslerinin izini sürmekte.

Yazın Yayıncılıktan çıkan diğer kitaplar için...


Daniel Bensaid

YENİYOL Son Sayı

Etkinlik Takvimi

Şubat 2012
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 1 2 3

Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

Dosya: Arap Dünyasında Devrimler Çağı

Paylaş

AddThis Social Bookmark Button

SİTE İÇİ ARAMA

Köstebek E-Bülten

http://sdyeniyol.org/kostebek1/kostebek.JPG